Şehitler Rızgar Ferqin, Qendîl Egit ve Fırat Çiçek’i anan Komalên Ciwan, “Miraslarını zaferle taçlandıracağız” dedi.

Komalên Ciwan Koordinasyonu, bugün yaptığı yazılı açıklamada, şehitler Rızgar Ferqin, Qendîl Egit ve Fırat Çiçek’i andı.

‘MÜCADELEMİZ ÖNCÜ BİR DÜZEYİ YAKALADI’

Komalên Ciwan’ın açıklaması şöyle:
“Ülkemiz ve halkımız üzerinde geliştirilen işgal ve soykırıma karşı yarım asıra yakın süredir Önderliğimiz öncülüğünde gelişen Özgürlük Hareketimiz ve halkımızın yürüttüğü amansız mücadele evrenselleşerek artık bütün insanlık için büyük gelişmeler açığa çıkarttığı, tek umut haline geldiği öncü bir düzeyi yakalamıştır. Önderliğimizin yarattığı paradigma özgür ve onurlu yaşam arayışında olan halklar açısından büyük bir umut haline gelmiş ve 3. yol olarak tek çözüm haline gelmiştir. Bu açıdan Kürdistan halkları başta olmak üzere Ortadoğu ve dünya halkları açısından yeni gelişmelerin yaşandığı ve yaşanacağı tarihi dönemler yaşanmaktadır.

‘SOYKIRIMA KARŞI DİRİLİŞ VE DİRENİŞ VAR’

 Özelikle kapitalist hegemonik güçlerin kendi çıkarları ve iktidarları için yarattıkları sistemin yarattığı kaos ve katliamlar artık bir bütünen insanlık üzerinde büyük tehlikeler oluşturmaktadır. Her gün yeni yıkımlar, felaketler ve katliamlar dayatılmaktadır. Özellikle Kürdistan da hegemonik güçlerin taşeronluğunu yapan sömürgeci faşist devletlerin geliştirdiği yıkım ve soykırımlara karşı halkların büyük bir diriliş ve direnişi söz konusudur. Bu nedenledir ki büyük bir diriliş ve direnişe öncülük eden Önderliğimiz, hareketimiz ve halkımız üzerinde tarihin en kapsamlı saldırısı geliştirilmektedir. Kürdistan merkezli ve halkımız üzerinde gelişen büyük bir soykırım savaşı devrededir. Özellikle Kürt soykırımı üzerine kurulmuş olan faşist sömürgeci TC devleti ve faşist AKP MHP bloğu mücadelemiz karşısında büyük zorlanmalar yaşadıkça, büyük tavizler karşılığında kirli çıkar ve ilişkilere sırtını dayandırmaktadır. Bunun üzerinden en alçakça ve soysuzca saldırılarla topyekûn bir tasfiye konseptini başarıya ulaştırmak istemektedir.

‘HER ŞEHADET BİR YAŞAM FELSEFESİDİR’

Yeminli Kürt düşmanı TC devletinin bütün soykırım saldırılarına karşın Önderliğimiz başta olmak üzere Hareketimiz ve onurlu halkımız amansız bir direniş sergilemektedir. Özellikle Kürdistan gençliğinin  devrimci ruh, inanç ve sorumlulukla gerillalaşarak özgürlük mücadelesinde yerini alması zafer yürüyüşünü daha görkemli hale getirmektedir. Elbette bu görkemli yürüyüşün büyük bedelleri de olmaktadır. Apocu Hareket olarak ülkemiz Kürdistan’ı sömürgeci soykırımcı güçlerden temizlemeye çalışırken ve insanlık açısından bu büyük gelişmeleri ve değerleri sağlarken nice kahramanları da ölümsüzler kervanına uğurlamaktayız. Her gün nice yoldaşlarımızı uğurladığımız  özgürlük yürüyüşümüzde yaşadığımız her şehadet, onurlu halk gerçekliğini güçlendirerek sarsılmaz bir iradenin ve inancın açığa çıkmasına vesile olmaktadır. Bu açıdan zafer yürüyüşümüzde şahadet mertebesine ulaşan her bir yoldaşımız bizler için büyük bir intikam gerekçesi haline gelecek ve Kürdistan’dan işgalci güçler sökülüp atılana kadar düşman rahat yüzü görmeyecektir. Önderliğimiz; ‘her şehadet bir yaşam felsefesidir’ belirlemesinde bulunmuştur. Aynı zamanda şehitler için ‘’onlar büyüklüklerini ispatlamış kişiliklerdir, önemli olan biz geride kalanların onların büyüklüklerine layık bir yaşamı yaratabilmesidir’ demektedir. Bu belirleme bizler açısından mutlaka Özgür Kürdistan’da Önderliğimizin fiziki özgürlüğü ile birlikte özgür bir yaşamı oluşturma iddiasıdır. 

‘DEVRİM ALANLARINDA ŞEHADETE ULAŞTILAR’

Apocu Gençlik Hareketi Komalên Ciwan olarak uzun yıllar gençlik mücadelesinde yer alan ve son süreçte Kürdistan’ın birbirinden farklı devrim alanlarında kahramanca şehadete ulaşan Rızgar FERQİN, Qendîl EGİT ve Fırat ÇİÇEK yoldaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz. Başta şehitlerimizin aileleri olmak üzere tüm Kürdistan halkına baş sağlığı diliyor ve Kürdistan’dan faşist, işgalci güçleri söküp atarak şehitlerimizin bizlere bıraktıkları özgürlük bayrağını mutlaka zafere taşıyacağımızın sözünü yineliyoruz.

RIZGAR FERQİN

Rızgar FERQİN yoldaşımız, Amed’de yurtsever bir ailede dünyaya gelmiş, bulunduğu yurtsever ortamın etkisi ve faşist sömürgeci düşmana olan intikam duygusuyla 2009 yılında devrim saflarına katılma kararı almıştır. Bakur’da uzun yıllar boyunca gençlik çalışmalarında öncü bir kimlikle çalışma yürütmüştür. Faşizmin zindanlarında kaldıktan sonra düşmana karşı öfkesini daha fazla büyüterek, iradesini daha fazla güçlendirerek, bilincini ve iddiasını daha fazla keskinleştirerek yönünü özgürlük dağlarına çevirmiştir. Özgürlük dağlarında her geçen gün kendisine daha fazla Apocu militan özelliklere yakınlaştıran Rızgar yoldaş; mütevazılığıyla, zorlukları aşmadaki direngen duruşuyla, yoldaş canlısı devrimci yaşamıyla, düşmana duyduğu müthiş öfke ve bu bilinçle kendisinde yarattığı profesyonel gerilla ruhuyla herkesin öykündüğü örnek bir militan olmuştur. Yaşamdaki duruşuyla, sadeliğiyle, mücadele içerisinde edindiği tecrübeleri yanındaki her bir arkadaşla paylaşmadaki eğiticiliğiyle doğal bir komutan olmuştur. Bunu yeterli görmeyen, sürekli kendisine yüklenerek düşmanı kahretmenin, darbelemenin arayışında olan Rızgar yoldaş; bu amaçla 2016 yılında yönünü bağrında yetiştiği Amed dağlarına çevirmiştir. Devrimci görevlere arasına fark koymayan, her göreve kendisini bütünüyle katmaya çalışan Rızgar yoldaş, çok yönlü bir kişiliğin sahibi olmasını bilmiştir. Askeri, ideolojik, örgütsel tüm boyutlarda kendisini yetkinleştirmiş komple bir Apocu olmasını bilmiştir. Amed dağlarında da hep bu çizgiyi takip etmiş, 4 yıl boyunca faşist düşmanın tüm vahşi saldırılarına karşı gerilla direnişinin öncülüğünü yapmada örnek bir duruş sergilemiştir. Bir bütün yaşam duruşuyla, mücadele bilinciyle ve gerilla pratiğiyle düşmanın yüreğine korku salmıştır. Bunu şehadete giderken bile yaşamıştır. Bundandır ki faşist sömürgeci düşman Rızgar yoldaşımızın cenazesinden bile korkmakta, 3 ayı aşkın süredir cenazeyi aileye vermeme alçaklığını göstermektedir. Bu çerçevede başta Amed halkı ve gençliği olmak üzere tüm Kürdistan gençliğini onurumuzun sembolü olan şehit cenazesine sahip çıkmaya ve faşist düşmana karşı eyleme geçmeye çağırıyoruz.

QENDÎL EGİT

Qendîl EGİT yoldaş, Güney Kürdistan’ın Halepçe şehrinin yiğit bir genci olarak, Kürdistan halkı üzerinde yürütülen soykırım saldırılarına karşı sessiz kalmayı içine sindirememiştir. Bunun bilinciyle yaşayarak gerek Kürdistan düşmanlarının Kürdistan üzerindeki uygulamalarına gerekse de Başur’daki işbirlikçi ihanetçi çizginin politikalarına karşı büyük bir öfke duyarak 2015 yılında özgürlük saflarına katılmıştır. İşgalcilerin Kürdistan’da geliştirdiği gerek fiziki işgale gerekse de beyinlerde yarattığı tahribat ve işgale karşı sürekli mücadelesini büyüterek, örnek bir kişilik olmuştur. Hiçbir zaman işgalcilerin yarattığı parçalanmayı kabul etmemiştir. Qendîl yoldaş, özgür bir Kürdistan’ın ancak Apocu militanlıkla gelişebileceğine olan yüksek inancıyla kendisini kısa zaman içerisinde geliştirmiş, askeri anlamda disiplini ve yetkinliğiyle, mütevazı yoldaşlığıyla ve işinde sonuç alıcı karakteriyle  kendisini ispatlamıştır. Özgürlük saflarında kısa süre içerisinde Apocu ilke ve yaşamla bütünleşmiş, fedakâr ve fedai bir ruhla Kürdistan’ın birçok alanında hiçbir tereddüt yaşamadan devrimci görevlerin başarısı için çalışmıştır. Kürdistan devriminin ancak yeminli Kürt düşmanı TC faşist sömürgeciliğinin yıkılmasıyla mümkün olacağını derinliğine bilince çıkaran Qendîl yoldaş, 2018 baharında yönünü Bakur’a, kahramanlar diyarı Botan dağlarına vermiştir. Büyük bir iddiayla, büyük bir heyecanla hep özlemini duyduğu Bakur sahasına geçmiştir. Düşmanın askeri anlamda topyekûn imha saldırılarına karşı Botan’da yürütülen fedai direnişin militanı olmasını bilen Qendîl yoldaş, Botan’la bütünleşen ve Botan’ın kahramanlık ruhuyla düşmana güçlü darbeler vuran bir pratiği geliştirmiştir. Halepçe’den Botan’a kadar Egitçe yaşayan, mücadele eden ve savaşan Qendil yoldaş; Başur’un yiğit bir evladı olarak tüm Kürdistan gençliğinin örnek alması gereken bir Apocu militan olmuştur.

FIRAT ÇİÇEK

Fırat ÇİÇEK yoldaş ise düşmanın yönelimlerinden kaynaklı ülke dışına çıkmak zorunda kalan, hep ülke özlemiyle yaşayan Urfalı yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir. Kürdistan’dan uzak kalmanın özlemiyle büyüyen Fırat yoldaşımız, erken yaşlarda arayış içerisine girmiştir. Kürdistan daki mücadeleyi yakından takip eden Fırat yoldaş, büyük bir sorumluluk duygusuyla, yılların intikamını alma bilinciyle 2016 yılında Avrupa dan özgürlük dağlarına gelerek devrim saflarındaki yerini almıştır. Adeta yılların acısını çıkartırcasına kısa süre içerisinde dağlarla büyük bir uyum sağlamıştır. PKK nin bir emek hareketi olduğunu her an hissederek yaşayan Fırat yoldaş emeğiyle hem kendisini, hem yanındaki yoldaşları geliştirmeyi başarmıştır. PKKliliğin en özlü ifadesi olan fedailiği; yoldaşa olan bağlılığında, yoldaşa olan sevgisinde ve kendisini yoldaş yapmada sonuna kadar yaşamıştır ve yaşatmıştır. Fırat yoldaş, fedakarlığıyla yoldaşlar içerisinde sevilen, özlü, sade, temiz kişiliğiyle mücadeleye güç veren bir Apocu olmuştur. Yaptığı iş ne olursa olsun, aldığı görev ne olursa olsun onun başarısı için çabalayan ve Kürdistan Devrimini zaferle sonuçlandıran bir pratiği geliştirmenin düşüncesiyle sürekli yoğunlaşan Fırat yoldaş kısa zaman içerisinde devrimci militan özellikleri kavrayarak kişiliğinde köklü değişimler yaratmıştır. Son aldığı görevde de PKK’de en kutsal şeyin yoldaşlık olduğunun derin bilinciyle yaşamış, Önder Apo’nun yiğit bir militanı olduğunu ispat etmiştir.

‘MİRASLARINI ZAFERE GÖTÜRECEĞİZ’

 Her üç yoldaşımız da mücadelemiz açısından birer yaşam felsefesi olarak büyük bir miras bıraktılar. Komalên Ciwan olarak kahramanlaşarak şehadete ulaşan her üç yoldaşımızın öncülük duruşlarını ve bize bıraktığı özgürlük bayrağını mutlaka zaferle taçlandıracağımızı ve mutlaka intikamlarını alacağımızı belirtiyor, bir kez daha başta yoldaşlarımızın değerli aileleri olmak üzere bütün Kürdistan halkının ve gençliğine başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Rızgar, Qendil ve Fırat yoldaşlar şahsında tüm Kürdistan gençliğini hamlesel düzeyde mücadeleyi büyütmeye ve özgürlük saflarına katılmaya çağırıyoruz.”