PAJK Koordinasyonu, ‘Şimdi Değişim ve Özgürlük Zamanı Sen de Ayağa Kalk’ şiarıyla kadın özgürlük mücadelesi potasında birleşmeye, 15 Şubat uluslararası komplocularını lanetleme ve eyleme geçmeye çağırdı.

PAJK Koordinasyonu, 15 Şubat uluslararası komplosunun 21. yıl dönümü vesilesiyle yaptığı yazılı açıklamada şunları ifade etti:

 “Önderliğimizin Kürt soykırım günü olarak tanımladığı 15 Şubat uluslararası komplosunun 22. yılına girerken kapitalist modernist güçler Kürt soykırımında başarılı olamamışlardır. Uluslararası komplonun amacı Önderliğimizi ve Hareketimizi tasfiye ederek, Kürtleri soykırımdan geçirmekti. Kürtler, soykırım kıskacını kırarak kendi modernitelerini inşa edip, Ortadoğu halkları ile ortak yaşam perspektifine bağlı kalmayı ortaya koymuşlardır. Uluslararası komplonun aksine Kürtlerin bu kararlı duruşu, tüm dünya halklarına kadınlarına büyük bir umut olmuş ve yeni bir enternasyonalist, faşizm karşısında dayanışmacı ruh ortaya çıkmıştır. Kürt soykırım kıskacını daraltmak isteyen güçler karşısında büyük bir direniş sergileyen Önderliğimizi saygıyla selamlıyor, Halit Oral, Viyan Caf, Umut Acar, Zülküf ve Zehra yoldaşlar şahsında Güneşimizi Karartamazsınız diyerek bedenlerini ateşten çemberi yapan tüm yoldaşlarımızı minnetle anıyor, halkımızın faşist sömürgeci Türk rejimine karşı yürüttüğü büyük direnişini selamlıyoruz.

KOMPLOCULARIN AMACI KÜRTLERİ SOYKIRIMDAN GEÇİRMEKTİ

Uluslararası komplocu güçlerin amaçları, Önderliğimizi ve Hareketimizi tasfiye ederek Kürtleri soykırımdan geçirmekti. Merkezi hegemonya güçleri Büyük Ortadoğu projesini hayata geçirmek isterken, bölgedeki iktidarları bir bir yıkıp, önlerindeki tüm engelleri aşmak istemekteydi. Ortadoğu siyasetinde en büyük aktörlerden biri olan Kürt halkı ve Önderliğini en büyük tehlike olarak görmekteydiler. Dolayısıyla Önderliğimiz imhası hedeflenen ilk amaçlardan biri olmuştu. Komplonun yirmi birinci yılını geride bırakırken tüm dünyanın tanıklığında Önderliğimiz komplocuların projelerini boşa çıkarıp halkların ortak yaşam perspektifini daha güçlü gelişmesini sağlayacak bir direniş ortaya çıkarmıştır. Merkezi hegemonyanın başarmak istediklerinin aksine Kürdistan Özgürlük Hareketi ve Kadın Özgürlük İdeolojisi Kürdistan’dan taşarak Ortadoğu ve dünyanın sokaklarındadır. Bugün komplocu güçler Önderliğimiz ve onun inşa ettiği Kürt hakikati karşısına yenilgiye uğramıştır. Kırılmak istenen özgür yaşam umudu, yeni bir enternasyonel birliğe yol almıştır. Faşist Türk devleti denetiminde uluslararası komplo bu gün başka biçimde hayata geçirilmeye çalışılmak istenmektedir. Tecrit ile Önderlik gerçeğinden kopmuş bir halk ve hareket oluşturmak istemektedirler. Hareketimiz, halkımız ve dostlar bu gerçeği görerek uluslararası komplonun gerçekleşmesinde önemli bir unsur olan yetersiz yoldaşlığın en güçlü özeleştirisini Önderlik paradigmasını, tarzını, üslubunu, eylemini hayata geçirmek olarak değerlendirmelidir.

KADINLAR ÖZGÜRLEŞTİKÇE TECRİT KIRILACAK, KOMPLO TÜMDEN YOK EDİLECEK

Kürtleri Önderliğimiz şahsında İmralı adasına gömmeye çalışan kapitalist modernitenin tüm planları Önderliğin yeni paradigması ile alt üst olmuştur. Önderliğimiz İmralı’dan sadece Kürt halkı için değil Türkiye, Ortadoğu ve dünya halkları için mücadele ve savaş yürütmektedir. Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu halkları küresel kapitalist hegemonik güçler tarafından sürekli çatışmalı, krizli tutulmak istendiği Suriye, Libya, Irak, İran, Yemen, Venezüella, Tunus, Sudan, Türkiye ve daha sayabileceğimiz birçok ülkenin halkına layık gördüğü sistemle anlaşılmaktadır. Kürt-Türk savaşını geliştirerek, Kürdistan’ı, Türkiye’yi, Ortadoğu’yu istedikleri gibi kontrollerine almak isterken sözde diktatöryal rejimlere karşı olunduğu algısını yaratmak istemektedir. Oysa merkezi hegemonya güçleri mevcut iktidarları kendi yerel sistem aktörleri olarak görmekte, içten içe bu güçleri beslemektedir. Türkiye ya da Ortadoğu rejimlerinin değişimini merkezi hegemonik güçlerden beklemek büyük bir yanılgı olacaktır. Merkezi hegemonya çelişkileri ve çatışmaları derinleştirerek kendi varlıklarını bölgede sürekli kılmak istemektedirler.

Merkezi hegemonyanın beş bin yıllık serüvenini boşa çıkaracak, demokratik ulus, kadın özgürlükçü ve ekolojiyle buluşan bir ekonomi paradigmasını Ortadoğu demokratik konfederalizmi ile sisteme kavuşturmak komploya verilecek en anlamlı yanıt olacaktır. Kapitalist modernite karşısında demokratik modernite inşa edildikçe, komplocu güçler başarısız kalacaktır. Hele ki Kürdistan kadınları ile birlikte Ortadoğu kadınlarının özgürleşmesi Önderlik komplosunun boşa çıkarılmasında tam bir ölçü niteliğindedir. Kadınlar özgürleştikçe tecrit kırılacak, komplo tümden yok edilecektir.

2020’Yİ ÖZGÜRLEŞME YILI OLARAK KARŞILIYORUZ

2020 yılında Önderliğimizin İmralı esareti 22. yılına girmekte. Geçtiğimiz yıl Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevleri sonucunda Önderliğimiz üzerinde uygulanan tecrit kısmi anlamda kırılmış ve Önderlikle görüşme yapılmış olsa da 18 Haziran 2019 tarihinde avukat ve aile görüşmesinden sonra şimdiye kadar görüşme yapılmamış ya da her hangi bir bilgi alınmamıştır. Türk devleti ve komplocular Önderliğimiz üzerindeki tecridi sürdürmektedirler. Bu özgürlük mücadelemize karşı imhada ısrar edileceğini göstermektedir. Dolayısıyla Önderlik eksenli mücadeleyi yükseltmek bunun için yeni eylem biçimleri geliştirmek sürdürülen eylemlerin daha da güçlendirilmesi gereklidir. Kadın Hareketi olarak 2020 yılını komployu tamamen yenme AKP iktidarını yıkma ve soykırıma son vererek özgürleşme yılı olarak karşılıyoruz. İmralı esaretinin ortadan kaldırılması yürüttüğümüz savaşın sonucu, belirleyecektir. Türk devleti topyekun saldırı planını yürütemez duruma getirdiğimizde, parçalanacaktır. Türkiye faşist AKP iktidarıyla en riskli, tehlikeli bir dönemden geçmektedir. Saldırılarını sınır ötesine taşırması, tehditlerini yoğunlaştırması güçlülüğünden değil, çökmemek, bitmemek için taktik çırpınışlarıdır. Ortadoğu’ya egemen güç olma hayalini taşımakta ama buna Türkiye’nin taşıdığı gerçeklik ve iç yapısal durumu elverişli değildir. Ciddi ekonomik kriz, toplumsal bunalım yaşamaktadır. Katar’ın, Almanya başta olmak üzere AB ve ABD’nin desteği olmazsa ayakta kalamaz. Dünya Para Fonu-IMF reçeteleri geçerlidir. Türkiye toplumu bu dozajda savaşı uzun süreli kaldıramaz. Dolayısıyla yürüteceğimiz mücadele uluslararası komployu boşa düşüreceği gibi bölge halklarına özgürlük zeminini inşa etmiş olacaktır.

ŞİMDİ DEĞİŞİM VE ÖZGÜRLÜK ZAMANI SEN DE AYAĞA KALK!

Kürdistan Özgür Kadın Partisi olarak ‘Şimdi Değişim ve Özgürlük Zamanı Sen de Ayağa Kalk’ şiarıyla tüm bu gelişmeleri kadın özgürlük mücadele potasında birleştirmek amacıyla hamlesel eylem kararımızı daha da büyüterek Kürdistan ve dünyanın her yerinde 15 Şubat uluslararası komplocuları lanetlemeye ve eyleme geçmeye çağırıyoruz. Unutmayalım Önderliğimiz ‘İmkansız, olmaz diye bir şeyin bu Önderlik gerçeğinde, Önderlik çizgisinde olmadığını her arkadaş bilecek. Buna göre ideolojik, örgütsel, siyasi, askeri mücadele, savaş yürütecektir. Mutlak anlamda en yaratıcı tarzlarla, yöntemlerle sonuç alıcı, başarılı bir pratiğin yürütücüsü olacaktır. Önderlik çizgisinin gerçekten kadro-komutası, militanı olmak bunu gerektiriyor. Bunun dışında başka bir seçeneğin olmadığını bileceksiniz. Buna göre yaşayacaksınız, mücadele edeceksiniz, savaşacaksınız. Önderlik çizgisinin zafer demek olduğunun bilinciyle siyasi, askeri mücadelenin, savaşın sahibi olacaksınız.’ demektedir.

Bizler de İmralı sistemine son veren bir mücadeleyi örgütleyip sonuç alarak Önderlikle kucaklaşma ve selamımız başarı temelinde olacağını belirtiyor, Güneşimizi karartamazsınız şehitlerimizi saygı ve minnetle anarken, Enternasyonal yoldaşların ve halkımızın yürüttüğü eylemleri selamlıyor, direniş bayrağını yükseltip, komplocular karşısında zaferin kucaklaşmasını yaşayacağız diyoruz.”